
"Ulan bu da Kürtler'e küfretmiş be!", "ya halbuki demokrat çocuktu az çok, ne bileyim, sever sayardı devrimcileri filan...", "silsem mi lan arkadaş listemden?","ya ama köylüm/akrabam/eski dostum, ayıp olur...", "adam daha Türkçe yazmasını bilmiyor ama maşaallah, Türkçülük o biçim!"...
Apolitiklikliği herkesçe malum olan, hemen hiçbir hak arama mücadelesine katılmayan, siyasetle ilgilenmeyen, televizyondaki saçma sapan dizi ve yarışma programlarının müptelası olan, en sevdiği film "Recep İvedik", en çok dinlediği şarkıcı İsmail YK olan halkımızın büyük çoğunluğu, mesele Kürt Sorunu ya da milliyetçilik olunca birden"politikleşir" ve onlarca yıllık müzmin sıkıntılarla ilgili "bilirkişi" edasıyla nutuklar atıvermeye başlar sevgili günlük bu ülkede!.. Yok "bölünüyoruz!", yok "yıkılıyoruz!", yok bilmem yine hangi kökü dışarda nifakça karıştırılıyoruz!.. Televizyonda "yellenmeden hacetini giderene araba da ev de bedava!" diye bir yarışma programı çıksa onu bile zevkle ve ilgiyle takip edecek olan bu insanlar, ekmek ve adalet kavgasına omuz vermez, onca yolsuzluğa, talana, işgallere, katliamlara sesini çıkarmaz ama bir iki bankanın camı kırıldı mı celallenir günlükcüğüm! Hatta bırak mücadeleye destek olmayı, bu insanlar "adalet istiyoruz" diye haykıran bir avuç insana karşı geniş katılımlı linç organizasyonlarını dahi "vatan savunma jimnastiği" olarak görürler! Polisiyle kol kola girer, "parasız eğitim" diyen öğrencilere saldırırlar! Tuhafız tuhaf günlük, haddinden fazla tuhaf!.. Öyle tuhaf bir milletiz ki biz, bizim rapçilerimiz bile "Çevik Kuvvet Destanı" yazarlar, halbuki sadece şarkıya yaptıkları klibi bile izleseler ve birazcık kafayı çalıştırma zahmeti gösterseler karşı oldukları, "şerefsiz", "köpek" dedikleri insanların haklı olduklarını anlayacaklardır be günlük!..
Ne tuhaf... Zaten "rockçı"larımız da rock müzikle ne alakası varsa arabeske sarmış vaziyetteler günlük kardeş... Yanlış anlama arabeske karşı değilim, depresif zamanlarımda ben de sararım ara ara arabeske bilirsin ama özünde isyan ve başkıldırı olan bir müziğin, ne işi olur, "kaderimde bu da mı vardı, sevdiğimi başkalarıyla göreceksem kör olsun bu gözler" hesabı Küçük Emrahlıklar'la? E illa da bu meseleyi işleyeceksen daha "rocker" bir tavırla Anima'nın ünlü şarkısında olduğu gibi "yuh bilmem ne, bilmem ne" de diyebilirsin pek tabii!.. Konunun dışına mı çıkıyorum günlük? Bence hayır... Biz her şeyimizle tuhafız yalnızca onu anlatmanın nacizane çabası içindeyim günlükçüm bu gece...
Memnun değilim, dolayısıyla mutlu da değilim sevgili günlük!.. "Ya Sev Ya Terk Et!" diyebilirsin... Deme sakın, kızarım, "sen de mi günlük!" deyip ana avrat düz giderim hatta!.. Şurda düzeyli ve entellektüel bir sohbete girmişiz seninle lümpenliğin alemi yok... Bak günlük, bugün metroda üç tane kerli ferli adam gördüm, böyle dışardan bakınca düzgün ve aydın insanlara benziyorlardı, zannımca Halk Partili'ydiler... Kulak misafiri oldum sohbetlerine, başta Atatürk'ün muasır medeniyet anlayışı, laiklik, çağdaşlaşma, kadınların eşit yurttaşlar olarak sayılması vesaire üzerine güzel güzel konuşuyorlardı bunlar sevgili günlük... Ama Yenimahalle istasyonundan sonra muhabbetin rengi değişiverdi günlük... Ortadaki amca, "gördünüz mü kahramanlar gibi karşıladılar adamları!" dedi, başta "ortalama Türk vatandaşı tepkisi" olarak görüp pek yadırgamadım bunu açıkçası, umursamadım... Ve fakat günlük o ortadaki amcanın solundaki amca şöyle bir cevap verdi bu söze; "işte Kürtleri şımartırsan böyle olur, tepene binerler!"... "Hmm" dedim daha çok kulak kabartmaya başladım sözlerine, sağdaki adamın "ya heriflerin daha doğru dürüst bir dili yok, birbirlerini anlamıyor şerefsizler, bize başkaldırıyorlar!" sözü kulaklarımda çınladı, bu kadar açık ve keskin konuşabileceğini tahmin etmezdim, malum etrafta Kürt olabilir değil mi günlük? Ama anlaşılan yoktu ki, tek bir ses çıkmadı, sadece ben sert sert baktım adamlara, bir kaç göz temasımız da oldu, yine de "linç" korkusundan mı nedir ses edemedim, ne var ki sert ve haşin bakışlarım etkili olmuş olacak ki bu konu hakkında konuşmayı bıraktılar günlük, haftasonu gidecekleri tiyatrodan konuşmaya başladılar...
İşte böyle günlük, herkes bir tuhaf olmuş, insanlarımız çok garip ve basmakalıp fikirlere sahipler, önyargıları kırmak hayli güç... İnsanların benlikleri bir mengene arasında sıkıştırılmış günlük kardeş; apolitik, sorgulamaktan kaçınan, ezberleriyle yaşayan bir insan kitlesi çoğunluk ve maalesef bu kitle "özde vatandaş" olarak görülüyor ülkemizde, ters yönden gitmek isteyenlerse "sözde vatandaş" yaftasını yiyorlar anında... İnsanlarımız çok tuhaf sevgili günlük çok tuhaf... Gaddar bir karabasanın altında yazık ki iğfâl ediliyor düşlerimiz, insanların zekâlarıyla dalga geçiliyor günlük; ilim, irfan, okumak, düşünmek hiçe sayılıyor...
Üzülüyorum günlük, çok tuhafım!..
İsmail Güney Yılmaz
24.10.2009 / Ankara
"topunun köküne kibrit suyu!" diyen bu insanlar hiç mi bir Kürt'le oturup sohbet etmemişlerdir ya da beraber yemek yememişler, maç izlememişler, kavgaya girmemişler, çalışmamışlar, okulu asmamışlar, sevinmemişler, öfkelenmemişdir?"
Ve renklerimizin karıştığı günümüzde hangimizin teyzesi, halası, amcası, yengesi, komşusu, sevdiği, arkadaşı Kürt değil? Sevmek bu kadar zor mu? Bir arada olmak bu kadar zor mu?
Lazurinena





