Lazuri Nena do Kultura

Lazuri Nena Do Kultura

JA slide show
 

Mitinglere İyi Bakın...

e-Posta Yazdır

Eski bakan; -dişleme yaptığı  sıralar  başkan  yardımcısıydı, şimdi sadece vekil- yaptığı iş bitiricilikten  dolayı 1 milyon dolar rüşvet alıyor. Üstelik belgeli, güvenmemiş garantiye almak için belge imzalatmış yolsuzluğuna.

Çalıklama atlamış, yani rüşvetin ortasına,


Dava açılıyor haksız kazanç elde etmekten.


Tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak için çıkılan  bu yolda, fırsatını bulunca derisini bile yüzen anlayış bir kez daha kirli yüzünü gösteriyor.

Görevinden istifa ediyor yardımcı başkan, ama vekilliğe devam.

Parti yıpranmasın diye dava gizlilik kapsamına alınıyor… Yola devam..


Yüzyılın iyilik harekatı, yüzyılın rezillik harekatına dönüşüyor.

Almanya yargılıyor ama uzantısı sizde uyarısıyla.

Dosya 269 günde geliyor (gelmesse soruşturulacak bir şey yok sanki). Muhattap firmalar el değiştiriyor,  dokunulmazlık zırhına bürünmüşler rahat, ileriyi görüyor.


Sonra...


Geciken hukuk devreye giriyor ve davaya  gizlilik kararı alınıyor.

Yola devam… -ki son Gazze’e yardım toplama işinde yine ön sıralarda aynı yardım kuruluşunu gördük (Not; Toplanan paralar hala  ülke sınırını çıkamadı, İsrail’den izin alınabilinirse TOKİ Gazze’de konut yapacakmış bu paralarla).


Peki; 2 yıldan fazla gündemin birinci sırasında asılı kalan Ergenekon davasıyla ilgili neden böyle bir karar yok?

Maşallah 79 yıldır ne varsa eklendi dosyaya. (1923-2002 AKP iktidarı dönemi nedense hariç)

İlk iddianame 1.5 yıl sonra açıklandı. 2450 sayfa. Klasör dolusu, oku, konuş bitmez.

Zaten bitmesini isteyende yok.

Duruşmalar devam ediyor, basının da, kamuoyunun da ilgisi azaldı.

Şimdi ikinci iddianame seçim öncesine yetiştirildi.

Sayfalarca!

Bir numara bulunamamasına rağmen örgüt liderlerinin sayısı 12’yi bulmuş..

Medya bu sefer daha temkinli yaklaşıyor.

Daha iddianame açıklanmadan çarşaf çarşaf okurduk gazetelerden ama, ilk iddianame deki yaptıkları asılsız dedikodulardan galiba kendileri de rahatsız oldu. Senaryolar iddianamenin açıklanmasından sonraya bırakıldı

Tam da yerel seçim arifesinde?

En etkili silah olacak... Konuş, konuş bitmez.


Bir koca dava, Ergenekon davası!

Başbakanı savcı, Muhalefet liderini avukat bile yaptı..

Davanın; içerik, uygulanış şekli, kişiler, kurumlar bir yana davanın en büyük etkisi uyuşturucu özelliğinin olması. Yada iktidarın en kötü anında kurtarıcı misyonunu üstlenmesi.


Daha hakim karşısına çıkmamış, hatta iddianameleri bile hazırlanmamışken; insanların vicdanında yargılatıp hüküm giydirmek,

Peki; başarılı olundu mu?

Onu da 30 mart’ sabahı göreceğiz.


Ergenekon süreciyle başlayan korku bulutları, bugün her alana yayılmış durumda.

Konuşmak, eleştirmek yorum yapmak suç.

Aklanıp-yada misafirimiz oldun 3-5 ay ne var bunda- çıkmak; Çıktıktan sonra tekrar konuşmak aynı konuda, yeniden suç.

Örnek teşkil etsin diye çıkacaklara…


Üst katındaki maliye müfettişleri nedeniyle medya suskun,

Komutanlar emeklilik dilekçelerini geri alıyor. Emekli olanların başına gelmedik kalmıyor çünkü.


Sendikalar sessiz, odalar, dernekler sesiz.

Kimsenin konuşamadığı bir ortamda, birileri konuşuyorsa nerede yerini alır. Demokrasi peki?

Tabi ki;

“Kadıköy’de adı açılış, kendisi Devlet parasıyla yapılan miting olan kalabalıkta açılan. Son Padişah Son Halife yazan  pankartın gölgesinde!”


Geldik ya Kadıköy’e duralım biraz.

Ne var 7 yıl sonra elde?

Her yeri delik deşik olmuş Karadeniz duble yolu,

Adı Metrobüs ama kendisi tercihli, emniyet şeridi olmayan Otobüs yolu, -ki hala Metrobüs’ü görmeyen çok kişi var İstanbul da-.

6 şeritli yoldan 8 şeritli yol yaratma başarısıyla övünülen dünyanın tek hattı. Mazallah yolda arıza yapsa otobüsler yada kaza yapsa vay İstanbullunun haline .(O nedenle yeni Alman Mercedesi kullanılıyor galiba)


Tabi birde Hızlı Trenimiz oldu. Yapımı tam bitmese de. 150 km’si eski güzergah. Diğer kısmı yeni.

Fransa da saatte 500 km hız yapabilen hızlı trenin ,1 km  maliyeti 2 milyon Euro.

Bizde ise saat de 250 km hız yapabilen hızlı trenin 1 km maliyeti 3 milyon Euro


Ve seçime girerken ülke; Ergenekon’u konuşuyor, Metrobüs’le yatıyor, Hızlı Trenle kalkıyor.


Yolsuzluk, ekonomik kriz, işsizlik hiç biri konuşulmuyor

“Bir tane banka mı battı ki siz krizden bahsediyorsunuz” diyor Başbakan, bir tane yerli Bankası kalmamışken ülkenin…


Aynı gün içerisinde, ayrı ayrı kentlerde 3 bazen de 5 mitinge katılıyor liderler.

Kim gelirse gelsin alanlar hınca hınç dolu. Hafta içi, hafta sonu fark etmiyor

İşsizler ordusu karşılıyor liderleri. Dinliyorlar bir daha, bir daha.

Gün bitince başlıyor sızı. Evine ekmek götürememenin derin sancısı basıyor sokakları, odaları yürekleri.


Sorumluları görmeye geliyor aslında o miting alanını dolduran insanlar.

Neden işsiz, aç kaldığının, neden yardımlara muhtaç edildiğinin cevabını bulmaya geliyor.


Alkışlar soru, ıslıklar soru, sallanan bayraklar soru.

Cevap.

Cevap yok…

Kimse üzerine alınmadan, 5 yıl sonra görüşmek üzere geldikleri gibi gidiyorlar. Arkasından kalabalık dağılıyor.


Mitinge gelen insanların coşkusuna, birde miting bitimi insanların dağılırken ki sessizliğine. İyi bakın.

Çok şey göreceksiniz.


Hüseyin DEMİR

 

E-posta Üyeliği









anket

Lazca 10 yıl sonra konuşuluyor olacak mı?
 

I lovve nuclear