Lazuri Nena do Kultura

Lazuri Nena Do Kultura

JA slide show
 

Suç Sende Be Kardeşim…

e-Posta Yazdır


Yerel seçim yaklaşıyor…

Adayların tanıtım afişleri caddeleri süslemeye başladı.

Şimdilik sık olmasa da; berbat bir ses düzeni eşliğinde parti arabaları dolaşmaya başladı..

Oy isteyecekler 5 yıl yönetmek için.


Ülke yavaş yavaş seçim atmosferine giriyor.

Seçim çıtası bu yıl oldukça yüksek. Kömür, nohut, mercimek derken, bir anda buzdolabı çekyat, televizyon en gözde rüşvet aracı oluverdi.

Yüksek seçim kurulunun itirazlarına rağmen, susuz köye çamaşır makinesi, vericisi olmayan köye televizyon yağıyor.

Kılıfı da hazır; Sosyal Devlet

Bir anda sosyalleşti ülke,

Adaylarda, şahsi çabalarıyla bu kampanyaya destek veriyor. Gücü ölçüsünde, un dağıtan da var, zeytin dağıtanda…

Her şey 5 yıl hizmet etmek için. Hizmet aşkı yani.


Başbakan, Devlet parasıyla seçim mitinglerine katılıyor, 3 kere açılmış kültür merkezleri yeniden açılıyor. Olmazsa su arıtma tesisi açılışına bile razı.

Tesisin maliyetinden kat kat daha pahalıya geliyor açılış törenleri ama olsun.


Muhalefet  kapalı spor salonlarında başını çıkardı geç de olsa, görmeye başladık meydanlarda.


Siyasetçiler tam bir seçim havasında ama ülke yangın yeri.

 

Hak Hukuk Adalet, yokluk işsizlik, adam kayırma, hortumlama, ne ararsan gölgelemiş ülkeyi

hiç kimsenin yarına dönük umudu yok, günlük yaşayıp günü kurtarma peşinde herkes.

Genleri değişmiş toplumun, değerler, öncelikleri değişmiş.


Ergenekon adı altında onlarca insan tutuklanmış, neyle tutuklandığını bilmeden gün sayıyor içerde, hala iddianame yok ortada,


Deniz feneri dosyası, 5 ayda zor geldi, Almanya yargıladı bağlantıları sizde dedi. Biz dosyayı bekliyoruz, sanki dosya gelmezse işlem yapılmasına gerek yok…


Nihayet  dosya geldi ama Almanca. 5 ayda Türkçeye çevrilmesini bekleyeceğiz, sonra  araki  sorumlu bulasın...


Her gün yolsuzluk haberleri, vurgunlar hortumlamalar.


İşin daha garip olan yanı; halk da bunun bağışıklık yapması.

Sıradan normal bir şey gibi algılanması.

 “Tabiî ki çalacak ama birazda bize verse iyi olur. Çünkü ben de bu yardımlara muhtacım”.

Kimin; kendini  muhtaç hale soktuğunu sorgulamaya gerek bile duymadan.


17 yaşında bir çocuk, Cumhurbaşkanı ile Arabistan’a giden iş adamları ekibine katılıyor  temaslarda bulunuyor.

Devlet parasıyla gazete satın alınıyor damat hop başına geçiyor.


Gelin damat, hısım akraba ne varsa ticarette kısa zamanda zirve yapıyor.


Yetmiyor, Bakan çocukları alıyor bayrağı en zirveye doğru koşuyor.

KDV, oranları yandaşlara göre, azaltılıyor veya kökten kaldırılıyor,


Yani,

Yönetimdeki isimlerin çocukları, babalarının adını alıp-satıyor.


Bir yanımız böyle, bahar bahçe de…

Peki; Diğer yanımız?


2002 den beri bir tane Fabrika açıldı mı? Yok!

Bir tane işletme açılışı yapıldı mı isdihdam için? Yok!


Ne yaptı Hükümet peki?

Özelleştirdi, sattı ne varsa!


Elin adamı o kadar para vermiş-verilen para nere gitti o da ayrı bir konu- çalıştırır mı seni?


Takıp boynumuza bronz madalyayı çıktık mı Dünya 3. sıfatıyla kürsüye? Çıktık!

(Aslında gümüş madalya hakkımızdı ama TUİK’ in yanlış hesaplamasının kurbanıyız)


Resmi rakamlarla oran % 11 ama;

Sokaklar ayrı dilde konuşuyor.

Her 4 kişiden biri işsiz

Şehirlerde oran %23, ortalamada %20 (rekor %23.2 ile güney Afrika’da)


Kasım ayı itibarıyla 645 bin kişi issiz kalmış. Biraz daha dayanırsak 29 mart yerel seçim tarihine kadar Dünya şampiyonu olup altın madalyayı boynumuza takacağız.


Yani; yakın zamanda gazeteler 3. sayfa da haber bulmak da hiç zorlanmayacak.

İntihar vakaları, cinnet geçirenler çoğalacak.

Zira; bize yapılanların acısını sadece kendimizden çıkaran bir milletiz.


Başbakan, Mardin de miting yapıyor. Duyan gelmiş. (çoğu da sıkıysa gelme promosyonuyla), Başbakan ne söylese alkışlamaya hazırlar.


Ve başlıyor konuşmaya…

“İşsizliğe çare söyleyin o çareyi yerine getirmeyen bir Tayyip Erdoğan varsa ben siyaseti bırakmaya hazırım.”

Bir alkış bir alkış,

Devam ediyor…

Yakında dünya rekoru kıracağız işsizlik de ..

Alkışlar daha da artarak devam ediyor.


Başbakan devletin iflas ettiğini açıklıyor, işsizliğe, yoksulluğa çare bulamam diyor, bulan varsa gelsin beri diyor.

Sende var gücünle alkışlıyorsan,

Ne diyem ben sana!

Suç  sende be kardeşim suç sende…


Hüseyin Demir

 

 

E-posta Üyeliği









anket

Lazca 10 yıl sonra konuşuluyor olacak mı?
 

I lovve nuclear