Ar ndğas ğalişa kogextu. Dido ûuéa ûu do upi geçu dorûun. Dolokunupe moiwüu do ûenûeli ûobas kodoloxtu. wüarite isteru do isteru, imçviru, imçviru do imçviru. Meöirdu şkule ûobaşen keşaxtu do raüanis kogelaxedu, imjorûu. Ti geiwüu do xes kodikaçu. Oéxecite gunâe tomalepe muşi iéxonûu. Ar üele iéxonûu do ar üele-ti ûrağodumûu (ibirûu).
Ar çkva ixi elabaru do öinüaşi bozos ti xeşen nulu. Tiwale, ğali üele angrinu. Öinüaşi bozos guriz rufi uüaôu “Ti mangrinu” ya do urer ureri üaôula üele geöişu. Ti, dido zelbi ingrineûu, öinüa bozos var gyaöişinu. Gowiûüoçu do obgarinus kogyoöüu.Öinüa bozoşi ti ingrinu ingrinu do mûüalepunas koniüidu. Öinüaşi bozok xelobate ewalu dantxu. dido üai dawonu. Geluüaôu, ti muşi mûüaşen mewüu do kogeidginu. Ar üele ixelen, ar üeleti, “Enna oşi waneri ivare mûüa çkimi, si var öopiüon ti çkimi ğalişa ingrinaûu do wüarik iğaûu” ya. “Şilya (viûoşi) do şilya exta do na imbralare” ya do uxvamu mûüas.
Hemindro şkule mûüa naüo wüare wüi xolo kyulun. Kyoği var mawüen (var moiüvaten). Var içoden (var eöüodun), imbralen do imbralen. Çkva öinüa bozoşi xvameri ren.
Cireüi: Melahat Yıldırımkaya
Matkvale: Yücel Yıldırımkaya
Böğürtlen Dikeni Masalı
Periler Padişahının çok güzel bir kızı varmış. Sıcak bir havada göle girip uzun uzun yüzmüş. Sonra dışarı çıkıp bir kayaya oturmuş. Başını yerinden söküp eline almış. Saçlarını taramaya başlamış. Bu arada hızlı bir rüzgar esip başı elinden düşmemiş mi! Peri kızının başı uçurumdan aşağı yuvarlanmaya başlamış.
Peri kızı, “Başım ırmağa düşüp su götürecek, başsız kalacağım” diye çok korkmuş hüngür hüngür ağlamaya başlamış. Ama peri kızının başı tam ırmağa düşeceği sırada böğürtlen dikenlerine takılmamış mı! Peri kızı buna çok sevinmiş. Gidip başını alıp yerine takarken böğürtlen dikenine uzun uzun dualar etmiş, “Ey böğürtlen dikeni başım dereye düşecekken sen yakaladın. Ömrün uzun olsun, binlerce yıl soyun kurumasın” diye dualar etmiş.
İşte onun için Lazona’da insanlar, bunca uğraşır, böğürtlen dikeninin soyunu kurutamazlar. Hiç olmadık yerde ortaya çıkar, yine soyunu sürdürür. Bütün bunlar bir perikızı’nın duasındanmış.
Not: Lazona’da cin peri gibi imgeler, kafalarını çıkarıp ellerine aldıkları biçiminde tasarımlanır.
The Blackberry Thorn Story
The sultan of the fairies had a very beautiful daughter. In a hot day, she swam in a lake for a long time. Then, she went out of the lake and sat on a rock. She detached her head from its place and took it to her hand. She started combing her hair. In the mean time, a very strong wind came by and her head fell from her hand.
The fairy’s head started to roll down the cliff. The fairy was scared that her head would fall to the river and that the water would take it away. She started crying. However, just as the fairy’s head was about to fall to the river, it was held by the blackberry thorns. The fairy became very happy. She went and took her head. As she was putting back her head to its place, she made long prayers to the blackberry thorn, “The blackberry thorn, just as my head was about to fall to the river, you caught it. I wish you to have a long life and that your breed not to wither for thousands of years.”
It is said that the reason why the blackberry thorn never dies and comes out in unexpected places despite people’s efforts is because of the fairy’s prayers.






