Lazuri Nena do Kultura

Lazuri Nena Do Kultura

JA slide show
 

Makaleler

Yüzyıl Önce Ç'aneti*

e-Posta Yazdır

Öaneti toprakları dar ve uzun bir ülkedir. Kuzeyden güneye doğru Batumi ile Trabzon arasında 170 kilometreden biraz fazla, genişliği Çaneti sıradağları ile Karadeniz kıyıları arasında en geniş yeri 40 kilometreden, en dar yeri ise 10 kilometreden fazladır. Her ne kadar biz Çaneti’nin en güney batı sınırını Trabzon olarak işaret ettiysek de bazı yabancı seyyahlar Laz yerleşim alanının Trabzon’un ötelerine kadar uzandığını söyler.  Lazistan nüfusu bugün 100.000 kadardır. Eski çağlarda, Kraliçe Tamar zamanında bu ülke Trabzona’a kadar Gürcistan topraklarındandı. İsa dinini ilk terk edip islama giren mıntıkaların ilki Lazistan olmuştur. Bu yüzden bu ülkede eski, hıristiyanlık dini yapı kalıntılarına ve geleneklerine daha az rastlanmaktadır. Bu ülkenin tamamına yakını bugün Osmanlı elindedir. Çoruh nehrinin sol yakasında kalan pek az kısmı 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı sonrası Rusların eline geçti.

 

Antik Kolkhis’te Bir Aşk Hikayesi: MEDEA (Medeia)

e-Posta Yazdır



Lazcada Mediye dediğimiz, dünya literatürlerine Medisin, Media gibi kelimeleri kazandıran, Kolhida (Colchis) kralı Ayet (Aites)’in kızıdır. Dedesi Helios, güneşin oğludur. Titan olduğu söylenir. Halası ve annesinden simyacılığı öğrenmiştir. Yunan mitolojisinde en uzun aşk hikâyesinin kahramanıdır.

 

Kendinde/Kendin Olma Bilinci Üzerine Düşünceler


e-Posta Yazdır

Lazlık Bilincinin Uyanmasına İçten Bir Bakış

Sarigina BEŞLİ

 

Ogni'yi Hatırlamak...

e-Posta Yazdır


Ogni! O dönemdeki cesur çıkışı ile Lazların varlığını bütün Türkiye'ye duyurdu. Lazların dili, sesi oldu. Ve ondan sonra hiç bir şey eskisi gibi olmadı; Lazların anadillerini yaşatma,  kimliklerine ve kültürlerine sahip çıkma mücadelesi ete kemiğe büründü...  Bu süreç bugün Laz Kültür Derneği ve Skani Nena ile devam ediyor...


Laz Dili ve Kültürü'nün incisi, unutulmayan başarısı ile bilmeyenler, öğrenmek isteyenler ve tekrar hatırlamak isteyenler için sizlerle...

 

Dil ölümü – Kültürel erozyon

e-Posta Yazdır


“Benim kültürümün ve dilimin yaşayamaya hakkı vardır ve hiç kimsenin bunu görmezden gelmeye yetkisi yoktur. Benim dilimin insan tarafından artık konuşulmayacağını düşündüğümde; kendi ölümümü düşünmekten bile daha derin olan soğuk bir ürpertiyle baştan aşağıya sarsılırım, çünkü bu benim soyumun toplu ölümü demektir”
                                                  
(İskoç yazar James Kelman’ın 1994 senesinde bir ödül töreninde yapmış olduğu konuşmadan)

 
Sayfa 1 ve 3

E-posta Üyeliği








kazimkoyuncufilmi.jpg

anket

Lazca 10 yıl sonra konuşuluyor olacak mı?
 

I lovve nuclear