Lazuri Nena do Kultura

Lazuri Nena Do Kultura

JA slide show
 

Kocaeli İlinde Tipik Bir Laz Köyü: ÇAMÇUKUR

e-Posta Yazdır


Çamçukur köyü ile ilgili yazımıza başlarken; bize köyün tanıtımında yardımcı olan köy sakinlerinden, Hasan Akyıldız’a, Necati Akgün’e, Süleyman Yamak’a teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Biz bu köye, Sima Vakfından üç kişi (Yılmaz Avcı, Murat Ersoy ve Muzafer Sütlüoğlu) yola çıktık. Köyün nerede, nasıl bir yer olduğunu, kimlerle karşılaşacağımızı bilmiyorduk. İçimizde az da olsa bir tedirginlik vardı. Ancak gördüğümüz yakın ilgi ve misafirperliklikten sonra boş yere endişe ettiğimizi anladık.


İlk olarak Karamürsel’de Hasan Akyıldız’la karşılaştık. Sonra Çamçukur köyüne doğru arabalarımızı sürdük. Bu şirin Laz köyünü size tanıtmak istiyoruz.



Karamürsel’e 4 km. uzaklıkta bulunan 125 haneli köyün yolu asfaltlanmıştır. Etrafı erik, kiraz, zeytin ve birçok meyve ağaçları ile çevrilidir. Dik bir vadi boyunca yerleşim görülmektedir. 3137 dekarlık tarım alanının 80 dekarlık bölümünde sulu tarım yapılır. Bu alanda aile sebzeciliği ağırlık taşır. Hemen hemen her evin önünde karalahana ekilmiştir. Kestane üretimi de yer tutar. Karamürsel’e çok yakın olması nedeni ile iskanen gelişmesi son yıllarda hız kazanmıştır. Alt yapısı tamamlanan köyde sağlık ocağı da vardır. Halkın geçim düzeyi yüksektir. 685 dekarlık ormanlık sahaya sahiptir.



Yukarıda kısaca tanımı yapılan köyün yapısına bakıldığında tipik bir Karadeniz köyünden ayırt etmek mümkün değildir. Evlerin vadi boyunca dağınık yerleşmesi, her evin yanında bağeni, serender vb. gibi yapı türlerinin olması, bahçelerinde karalahana, mısır, karayemiş ağacı, kestane, hurma gibi meyve ve sebzelerin olması buranın bir Laz köyü olduğunu çok net bir şekilde gösteriyor. Bu güzel Laz köyünün tek eksiği var o da yeşil çay bahçelerinin olmaması!


Güneşli bir Pazar günü yola çıktığımız bu köyün içinde uğradığımız yer Çamçukur Köyü Güzelleştirme Derneği oldu. Araçlarımızı burada bırakıp köyü yürüyerek gezmeye karar verdik. Bizim amacımız bu köy halkının nereden, nasıl ve niçin geldiklerini öğrenmekti. Köyün içinde gezmeye başladık. Kendimizi Doğu Karadeniz’de bir köye bir günlüğüne geziye çıkmış gibi hissettik. Yolda bizi görenler Laz olduğumuzu anlayınca, içten, sevgi dolu bir yüzle ve gözlerinin içi parlayarak bizlere hoşgeldiniz diyorlardı.


Köyün yaşlı sakinlerinden Hüseyin Akdeniz’le tanışıyoruz. Çok sevimli bir ihtiyar. İkinci eşini almak için tekrar Doğu Karadeniz’e gittiğini grurla ifade ediyor. Bu köyün geçmişi ile ilgili soru yöneltiyoruz. Bu köyün tamamının 93 harbi nedeniyle Arhavi’nin POTAJUR köyünden göçüp geldiğini söylüyor. İlk önce öncü bir grubun bu bölgeye geldiğini, beğenilen bu yerlere arkadan gruplar halinde hayvanları ile beraber göç edildiğini belirtiyor. Köyde karşılaştığımız insanlardan POTAJUR’daki sülale isimlerini aldık. Bunlar:


Ali Gelinoğulları (Çamçukur’da Akgünler-Gökgünler)

Cinivizoğulları (Akyıldız)

Yamakoğulları (Yamak)

Felamuroğulları (Ihlamur-Akdenizli-Yıldız)

Badoğulları (Bat-Batgün)

Vonoğulları (Vonal)

Fitozoğulları (Terzi)

Karamahmutoğulları (Karadeniz)



Köyde karşılaştığımız insanların bizle ve kendi aralarında Lazca konuşmaları ve bundan büyük haz duyduklarını gözlemledik. Arhavi şivesi ile konuşuyorlardı. Dil yapısının bozulmamasının nedeni olarak köyde yaşayanların hepsinin Laz olması ve aile içinde Lazca konuşmalarını gösterdiler.


Bu köyden 17. Dönem Kocaeli milletvekili olarak Badoğullarından Mustafa Batgün TBMM’ne girmiştir.


Köyün başka bir bölümüne doğru yürüyerek eski bir Laz evine geldik. Bizi 85 yaşıındaki Gülfiye Karaca isimli yaşlı bir teyze karşıladı. Bizleri görünce çok şaşırdı. Erkek kardeşinin birkaç  yıl öncesine kadar Hopa’da yaşadığını ve adının Mehmet Bayraktar olduğunu söyledi. Gülfiye dadinin evinde, eski Laz evlerined olan ocak, kukuma, keremule vb. Gibi birçok araç ve gereç bulunmaktadır. Bizimle beraber gelen vakıftan arkadaşımızusta fotoğrafçı Muzaffer Sütlüoğlu, bu köydeki gözlemlerimizi sizler için objektifi ile görüntüledi. Katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz.*


Dergimizin 1. Sayısında el çizimi ile karikatürize edilen Onçamure buradaki halkın deyimiyle Oncaxoni ile burada karşılaşacağımızı hiç ummuyorduk. Çalışır durumda bulunan iki adet Oncaxoni aletini resimleyerek belgeledik.


Köyün usta maranğozlarından 70 yaşındaki Hüseyin Karadeniz’la karşılaştık. Hüseyin dede de köy halkı gibi Arhavi’nin Potocur köyünden olduğunu, 93 harbinde babası ve halasının birlikte buralara geldiğini söylüyor. Hüseyin dedenin evinin önünde Kroste (bileme taşı) ile karşılaştık daha sonra derede kurulu bulunan ve Lazca Karmate (Mskibu) denilen su değirmenine girdik. Değirmen çalışır durumdaydı ve mis gibi un kokusu değirmeni sarmıştı.



Bir Laz Köyünde bulunması gereken herşeyle, bu köyde karşılaşıyorduk. Köyün manzarası da çok güzeldi. Karamürsel’e, Marmara denizine ve hersek köyüne tepeden bakılıyordu. Bizi üzen ise köyün en yüksek yerleri inşaatı yapılan dağ villaları, doğayı tahrip etmiş ve köyün doğal havasını bozmuştu. Köyde yaşayan Lazlar, gelenek ve görenekleriyle yaşatmak, köyü güzelleştirmek için bir dernek kurmuşlar. Bu çabalarında başarılar dileyerek bu köyden ayrıldık. Gelecek sayıda başka bir Laz köyünde buluşmak üzere.


Arçkva Kaiten...

Sima Vakfı Yayınları


* Sima Vakfı'na ait bu yazıyı 2001-2002 arası tesadüfen bulup fotokopisini saklamıştım. Bu yüzden fotoğraf olarak Lazurinena arşivini kullandım.

Ebru Koçak

Not: Çamçukur Köyünden bir okuyucumuzun bizimle paylaştığı bir bilgiyi yer vermek istiyorum. "Köyün tümü artvinden fakat aynı ilçeden gelmemiştir, örneğin Fitozlar, büyük babalarından dolayı Terzi lakabıyla anılırlar ve Hopa'dan gelmişlerdir. 

Sevilay Fitozoğlu

 

E-posta Üyeliği









anket

Lazca 10 yıl sonra konuşuluyor olacak mı?
 

I lovve nuclear