
Işıklı Köyü, Rize – Hopa karayolunun 54. kilometresinde yer alır. Denizden takriben 20 – 40 metre yükseklikte kurulmuştur. İlçeye 5 ile 51 kilometre uzaktadır. Hane sayısı 750 olan köyde 7 mahalle bulunmaktadır. 1997 sayımında 1177, 2000 sayımında ise 2157 nüfusa sahip olduğu saptanmıştır.
Işıklı’nın eski adı olan Ğere, Lazca’da çarşı, şehir, merkez anlamlarına gelmekteydi. Işıklı, devletin eski tapu kayıtlarında ve diğer resmi yazışmalarında Ğare veya Gare olarak geçmekte; halk ağzında ise Ğere veya Ğera olarak kullanılmaktaydı. Lazca köy isimlerinin değiştirilmesine ilişkin kanun sonucunda Ğere de Işıklı ismini aldı. Sahil şeridi boyunca uzanan Işıklı Köyü, köklü sosyal ve kültürel geçmişinin bugüne kazanımları sayesinde ülkemizin modern köylerinin başında gelir.
Tarih
Köyün tarihini 600 yıl kadar öncesine götürebiliriz. Şu anda bağlı olduğu ilçe olan Ardeşen’den önce kurulan Işıklı Köyü, camii, derebeylik konağı ve rüştiye binası gibi tarihi yapılarla bunu kanıtlamaktadır.
Işıklı’nın ilk yerlileri; Hacışahinler, Keleşoğulları, Gülhasanlar, -bugün Ergün soyadıyla bilinen- A3xoci sülalesi, Efendioğulları, Berberoğulları (Hemşin – Subaşı -Xaçapit Köyü’nden inmişler ve Işıklı’ya yerleşenler Gültekin soyadını almışlardır)’dır. Bunların haricindeki sülaleler sonradan Işıklı’ya yerleşmişlerdir.

İlk dönemlerde, tüm Karadeniz kıyı kesiminde olduğu gibi Işıklı sahilinde de sıtma hastalığı sebebiyle yerel halk daha çok iç kesimlerde yaşamaktaydı. Yaylalarda kendilerine özgü bir yaşam sürdüren Lazların sahile inmeye cesaretleri yoktu. Işıklı'yı neredeyse tamamen Lazların oluşturması hasebiyle Osmanlı Devleti, önemli politikalarından biri olan iskân politikasını bu bölge için de uygulama gereği duymuştur.
“Lazlar’ın yaşadığı bölge XX. yüzyıldan önce hiçbir zaman büyük bir imparatorlukla bütünleşmedi, ama tampon bölge işleviyle onlarla gevşek bir yapıda müttefik kaldı.”[1]
Bu sözler de gösteriyor ki Bizans İmparatorluğu gibi Osmanlı İmparatorluğu da Lazlar’a, dolayısıyla bu bölgeye karşı daha serbest bir tutum izledi. İmparatorluğun bu tutumu da yerel derebeylerin güçlenmesini kaçınılmaz hale getirdi. Bakınız Hann bu konuda şunları söyler:
“XIX. yüzyıl başları, merkezî Osmanlı hükümetine karşı kendini başarıyla kabul ettiren yerel derebeylerin güçlenmesine tanık oldu.”[2]
Zaten bölgedeki yerel Laz derebeylerinin de devlete karşı asice bir davranışı olmamıştır. Işıklı’nın en eski yerlilerinden olan bu bey de muhtemelen diğer Laz beyleriyle benzer özellikleri taşımaktadır.
Kültür
Bölgenin merkezi bir özellik taşıması, burada kurulan Pazar Yerinin önemini büyük oranda arttırdı. Bugün son bulma noktasına gelen Işıklı’nın meşhur Cuma Pazarı, Trabzon’dan Hopa’ya kadar birçok kişi tarafından ziyaret edilirdi. Kalabalık sebebiyle yürümekte bile zorlanan halk oluşan bu kalabalığı ‘Cuma günleri Işıklı’da iğne atsan yere düşmezdi’ şeklinde tanımlar.
Bu veriler ticaretin yanında kültürel alışverişin de yaşandığını ve sosyal, dışa açık bir yapının var olduğunu kanıtlar. Işıklı’nın, sahilde kurulmuş olması da bu bakımdan bölge için büyük avantajdır.
Pazar Yerinin yanı sıra, halk mübarek Cuma günleri civar köylerden, tarihi özelliği bilinen ve manevi olarak apayrı bir değeri olan Işıklı Camiine (bkz. Işıklı Merkez Camii) gelir ve Cuma namazını burada kılardı.
Karadeniz Sahil Yolu Projesi sonucunda yıkılan Işıklı İlköğretim Okulu’nun batısında yer alan ve en son atölye olarak hizmet veren tarihi bir bina da, Osmanlı döneminde ve Cumhuriyetin ilk yıllarında rüştiye (ortaokul) olarak kullanılan binadır. Yıkılan bu bina iki katlı olup alt katı köy ambarı, üst katı ise rüştiye binası olarak kullanıldı. Bu rüştiyede son olarak benim dedem (Ahmet Çırakoğlu) ve onun akranları okudular.
Işıklı Merkez Camiî’nin hemen karşısında bulunan ve görenleri cezbeden heybetiyle mekânına gelenleri adeta selâmlayan, geçmişi yüzyılı aşkın tarihi ıhlamur ağacı ile camiî arasından uzanan eski anayol ise mezarlıkların üstünden geçmiş, hatta yol yapım çalışmalarında insan kemikleriyle karşılaşılmış, fakat yol her şeye rağmen tamamlanmıştı.

Eğitim
Işıklı ilçe düzeyinde ilk rüştiye açılan yerdir. Bu rüştiyeyi bugün Işıklı 60. yıl İlköğretim Okulu seyretmektedir. Bu köklü eğitim kurumu sebebiyle halkın eğitim düzeyi ve kültürel gelişimi oldukça yüksektir. Köyde lise mezunu olmayan genç hemen hiç yoktur.
Ekonomi
Köyün ekonomisi tarım ve balıkçılığa, kısmen de hayvancılığa dayanır. Hemen herkes belli büyüklükte çay bahçesine sahiptir. Bunun yanında son yıllarda kivi üretiminde gözle görülür bir artı yaşanmaktadır. Kivi üretimi çaya alternatif olması açısından çok önemlidir. Yok denecek kadar az da olsa direkt olarak çay bahçelerinden geçimini sağlayanların yanında çay, çoğu kişinin yan geliridir. Halkın temel gelirinin yanında böyle bir yan gelire sahip olması refah yönünden iyi bir düzeyde olmasında ana etkendir.
Köyde, Işıklı Merkez Limanı ve Taşbaşı Limanı olmak üzere iki de liman bulunmaktadır. Merkez limanda irili ufaklı yaklaşık 35, Taşbaşı Limanındaysa 15 tekne bulunmaktadır. Balıkçılık, özellikle kış aylarında sezonunun açılmasıyla beraber yöre halkı tarafından yoğun olarak yapılan bir faaliyettir. Asıl mesleklerinin haricinde yaz mevsiminde çayla meşgul olan halk, kış geldiğinde balıkçılığa yönelir.
Köyün en önemli sanayi kuruluşu, 1980 öncesinde inşaâ edilen ve depo olarak kullanılan, 1990’larda ise faal duruma geçirilerek işletmeye açılan Işıklı Çay Fabrikası’dır. Halkın önemli bir kısmı bu fabrikada istihdam edilmiştir.
Coğrafya ve Yaşam
Bölge, doğa ve iklim şartları olarak Doğu Karadeniz coğrafyasının tipik özelliklerine sahiptir. Mikro klimanın sunduğu ayrıcalıklardan payını en iyi şekilde almıştır. Karadeniz’in nadide sahillerinden biri olan Işıklı sahili de tüm sahil şeridiyle beraber aynı kadere razı olmak zorunda kalmış, Sahil Yolu Projesi sonucunda denizin iç kesimlerine kadar kayalarla doldurulmak suretiyle sahil yok edilmiştir. Bunun yanında eski anayolun alt kısmında kalan tüm yapılar, özelliklerine bakılmaksızın yıkılmıştır. Sağlık ocağı eski anayolun biraz daha alt kısmına yeniden inşaâ edilirken, ilköğretim okulu eski Akfa arazisine taşınmıştır.

Köy halkının en önemli ilgi alanı atmacacılıktır. Lazlar’ın tutkusu ve özgürlüklerinin simgesi olan atmaca Işıklılıların adeta sevgilisidir. Yaz aylarının sonu ve sonbahar başlangıcında bu ata sporunu yaşatanlar ‘tenta’lara çıkarlar ve boş vakitlerini buralarda değerlendirirler. Yüksek sırtların hemen hepsinde bir tentaya rastlamak mümkündür. Işıklı’da atmacacılık derneklerine üye olanlar yok denecek kadar azdır. Fakat derneklerden bağımsız olarak yapılan bu spor, tamamen doğal dengenin korunması ve atmaca ve diğer yaban hayvanlarının neslini sağlıklı bir şekilde devam ettirme üzerine kurulmuştur. Tutulan atmacaların çok büyük bir kısmı tekrar doğaya bırakılır veya belli bir süre saklandıktan sonra kış gelmeden salınarak göçe devam etmesi sağlanır. Kafes atmacacılığının ise özellikle son yıllarda nispeten azaldığı görülür. Eski ihtiyaç olmadığından atmaca tutanların veya saklayanların az bir kısmı eğlence ve spor amaçlı bıldırcın avı yapar. Tüm bunlarda amaç atmaca sevgisidir...
Afyon Tepe (Baba):
Işıklı’nın güneydoğusunda bulunan ve tüm köyü seyredebildiğimiz ender noktalardan biri olan Afyon Tepe bakanları cezbeden heybetli bir görünüme sahiptir. Dağın bu ismi alması ilginç bir rivayete dayandırılmaktadır:
Bu yörede yaşayan bir genç, güzel bir kıza âşık olmuş, fakat çok sevmesine rağmen kızı kendisine vermemişler. Bu âşık da kimsesiz bu tepeye gelip küçük bir kulübe yaparak yaşamını devam ettirmeye başlamıştır. Aşkının acısını bir nebze de olsa dindireceğini düşünerek de afyon yetiştirerek içmeye başlar. İnsanlardan ırak, sakin bir ortamda kimsesiz olarak yaşayan bu âşık babası gibi gördüğü bu dağda yaşadığı ve tek tesellisi afyonu da burada yetiştirdiği için bu dağa ‘Afyon Baba’ ismini vermiştir. İşte bu dağ günümüze Afyon Baba veya Afyon Tepe olarak söylenegelmiştir.
Sağlık ve spor
Işıklı Sağlık Ocağı:
Kuruluşu 1970 yıllarına rastlar. Sağlık ocağıyla birlikte 3 batısında, 3 kuzeyinde olmak üzere 6 blok lojman inşaâ edilmiştir. Fakat sahil Yolu Projesi sebebiyle 2007’de bu yapılar yıkılmıştır. Yeni sağlık Ocağı 10 metre kıyı kısmına yeniden yapılırken, eskisine ek olarak mevcut bulunan kamu lojmanlarının yenisi inşaâ edilmemiştir.
Işıklı Spor kulübü:
Eski ilköğretim okuluyla, rüştiye arasında kalan ve diğer yapılar gibi proje sonucu yıkılan binanın üst katı yıllarca spor kulübü olarak Işıklı’ya hizmet vermiş, fakat 1995 yıllarında mali kaynak sıkıntısı ve dış göçler sonucunda yaşanan eleman sıkıntısı sebebiyle kulüp faaliyetlerine son vermek zorunda kalmıştır.
[1] HANN, İldiko Beller, "Lazlar’ın Gerçek Tarihi", 1993.
[2] HANN, A.g.m.
İrday Ahmet ÇIRAKOĞLU 10 Aralık 2007






