Gece 4’te çalan saatle uyandığımda ileriki saatlerde neler yaşayacağıma dair hiç bir fikrim yoktu. Tek istediğim bu sefer yaylaya çıkabilmekti.
Yaylaya çıkabilme hayalimin gerçekleşmesi Karadeniz’in sürpriz havasına bağlıydı. Ziyaretlerimin çoğunu yağmur altında geçirdiğim için pek umudum yoktu. Ama gecelerce gökyüzünde yıldız arama çabalarının ardından ilk yıldızı gördüğümde “evet yarın gidiyoruz” dedim.
Malzemelerimizi aracımıza yükledikten sonra sabahın ilk saatlerinde iki araba yola çıktık. Bir kulağımda Birol Topaloğlu “Ezmoce”, bir kulağımda altımızda ezilen taşların sesi, ağzım kulaklarıma çivilenmiş, doğanın nasıl bu kadar güzel olabildiğini düşünüyordum.






