Lazuri Nena do Kultura

Lazuri Nena Do Kultura

JA slide show
 

Erdal Bayrakoğlu İle Müzik Üzerine Sohbet

e-Posta Yazdır


Erdal Bayrakoğlu 7 Nisan 1977’de Rize- Ardeşen’de doğdu. İlköğrenimini İstanbul'da tamamladı. Bahçelievler Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun oldu. Bahçelievler Endüstri Meslek Lisesi’nde arkadaşlarıyla oluşturduğu “Türkülerle Diriliş” grubuyla protest müzik yapmaya başladı.


2006 yılında ilk profesyonel albümü “Zifona” çıktı. Albümünde Lazca, Megrelce ve Türkçe oniki şarkı yer aldı. Erdal Bayrakoğlu, yurtiçi ve yurtdışında verdiği birçok konserde dinleyicileri ile buluşuyor.

Sizi Erdal Bayrakoğlu röportajımızla başbaşa bırakıyoruz.


Lazurinena - Sizin gözünüzle Erdal Bayrakoğlu kimdir? Kendinizi nasıl anlatırsınız?


 

Erdal Bayrakoğlu - 7 Nisan 1977 tarihinde Rize Ardeşen’de dört kardeşin en küçüğü olarak dünyaya geldim.


Babam ilkokul öğretmenidir. Öğretmen olan babamın tayini nedeniyle 1978 Yılında Ardeşen’den İstanbul’a taşındık. Uzun yıllar Fatih’te Vefa ve Cerrahpaşa semtlerinde oturduk. Babamın öğretmenliği nedeniyle Almanya’ya da gittik ve beş yıl orada kaldık. İlkokulu Almanya’da bitirdim. İstanbul Bahçelievler Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun oldum.


Müzik hayatım, lise yıllarında başladı. Liseden sonra kurduğum değişik gruplarla müzik yaşamımı sürdürdüm. Uzun yıllar Anadolu rock tarzında müzik yaptım. Eşim Canan’la 2004 yılında evlendim.


2002 yılından itibaren yoğunlaştığım Karadeniz ve Laz müziği çerçevesinde şekillenen yeni tarzda çalışmalarımı 2006 yılında “Zifona” adlı albümle dinleyicilerle paylaştım.


Lazurinena - Erdal Bayrakoğlu için müzik nedir? Neden müzik?



Erdal Bayrakoğlu –  Kendimi ifade etme biçimidir. Hayata karşı tavrımı ve tarzımı aramamın bir yolu.


Lazurinena – Müzikle çocuk yaşlardan beri ilgilendiğinizi biliyoruz? Laz müziğine geçişiniz nasıl oldu?


Erdal Bayrakoğlu – Müziğe başladığım yıllardan itibaren Lazca şarkılar söylerdim. Daha sonraları Lazca müzikte olan olumlu ve çağdaş yorumlar Lazca müziğe olan ilgimi arttırdı. Kazım Koyuncu’nun da benim Laz müziğine başlamam da etkili olduğunu söylemeliyim.


Lazurinena – Evet Kazım Koyuncu’nun kendi yapıtları dışında örnek alınmasından dolayı kazandığımız çok güzel yetenekler var. Bu hepimiz için grur verici. Peki Laz Pavarotti lakabı nasıl ortaya çıktı? Siz bu benzetmeyi nasıl yorumluyoruz?


Erdal Bayrakoğlu – “Laz Pavarotti” lakabını bana yakıştırdıklarını ilk olarak İsmail Avcı Bucaklişi söyledi. Ses ve cüsse bütünlüğünden olsa gerek. Her lakap sınırlandırıcıdır ve her zaman da onore edici olmayabilir. Fakat bu benzetme tabi ki sempatik geliyor. Bunun yanında ülkemizde birçok müzisyene Pavarotti lakabı takılıyor. Doğal olarak bu müzisyenlerin hepsi özellikli sesi olan insanlar bu da benim gururumu okşuyor açıkçası…


Lazurinena – Sizce Laz müziği çok sesliliğe uygun mu? Çok sesli Laz müziği konusunda ne düşünüyorsunuz? Bence ses renginiz batı müziği formlarına da uygun. Bu tarz bir çalışma düşünüyor musunuz?



Erdal Bayrakoğlu – Bence çok sesliliğe uygun etnik müzikleri sayacak olursak ilk başlarda Laz müziği gelir. Son yıllar da yapılan albümlere bakacak olursak çok sesli müzik denemeleri de yapılmıştır. Laz müzisyenlerinin ileride otantizmin yanında çok sesli müzikte de başarılı olduklarını göreceğiz. İleri de diyorum çünkü; hala tam anlamıyla kendi müziğimizi tanımıyoruz ve daha alınması gereken yollar var.


Benim yaptığım müziğin içinde de her zaman batı formları vardı zaten.


Batı müziği formlarında daha deneysel ve farklı bir müzik saundu üzerine çalışmakta olduğum bir projem var ve bunu en kısa zaman da dinleyicilerle paylaşmak istiyorum.


Lazurinena – Bizde sabırsızlıkla bekliyoruz. Yerel değerlere sahip çıkmanın evrensel kültürün oluşumuna nasıl bir katkısı olduğunu düşünüyorsunuz?


Erdal Bayrakoğlu – Kendi kültürünü bilmek ve kişiliğini korumak, başka kültürlere de saygı duymayı sağlar. Ne olduğunu bilirsen nereye gitmek istediğini de bilirsin.


“Paylaşmayı bilmeyen hiç bir şeyi tam olarak anlayamaz.”


Lazurinena – “Laz kültürünün yok olması, yalnızca Laz’ın değil bütün insanlığın kaybıdır. Laz kültürünü yok etmek isteyenleri, gerçekte, insanlığın ortak kültürel mirasından bir şeyler çalmak gibi son derece ciddi bir insanlık suçu işliyor saymak lazım.” Sadık Varer ile yaptığımız röportajımızda söylediği bu sözleri siz nasıl yorumluyorsunuz?


Erdal Bayrakoğlu – Lazlar kültürleriyle tarih boyunca vardır. Kültür de dil, folklör, müzik, vb. unsurlarla oluşur. Yaşayan bu unsurları yok saymak mümkün mü?


Kişikli hiçbir birey dostluktan zarar görmemiştir. Kişiliğini koruyan hiçbir halk da başkasına zarar vermez. Bu sebepten Sadık Bey doğru bir noktaya değinmiş.


Lazurinena – Laz kültürünün dünü ve bugününü nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Laz dili ve kültürünün yarınlara taşınabilmesi için ne yapmak gerekir? Yapılan çalışmaları yeterli buluyor musunuz?


Erdal Bayrakoğlu –
Laz Kültürü, köklü bir geçmişi olan, insanlığa katkıları yüksek ve ağırlıklı sözlü gelenekle korunarak gelmiş bir kültürdür. Fakat günümüzde, Laz dilini konuşan ve anlayanlar olmadan yaşaması daha da güçleşecek ender kültürlerden biri haline dönüşmüştür. Bugün için ilk elden sözlü kültürün her unsurunu bir an önce yazılı ve basılı hale getirilmesi gerekmektedir. Kültürümüzü yaşatmak için kurumlaşmak ve değer üreten kültür yapıcılarıyla dayanışmak gerekmektedir.


Müzik alanıyla ilgili Karadenizli bir çok müzisyenin uzun süren değerli katkıları ve özellikle “Kazım Koyuncu” ile zirveye taşınan müzik tarzı özellikle genç Karadenizli müzisyenleri cesaretlendirmiştir. Bu popülerleşmenin olumsuz boyutu, Laz müziğine katkı yapmayan, halk müziğini ticaret kapısı olarak gören, taklitçi bir tüketici furyanın da önünün açılması olmuştur. Bu süreç halen devam etmektedir. Laz ve geniş olarak da Karadeniz müziği adına bu piyasalaşma sürecinin yanında elbette olumlu anlamda gelişmeler de olmaktadır. Katkı anlamında beste, derleme ve yorum çabaları da ortaya konulmuştur. Bu süreç çocuklar ve gençlerde Laz dilinin bir ölçüde müzikle bir ölçüde öğrenilmesine katkı sağlamış ve bölgede unutulmaya yüz tutan geleneksel çalgıları çalmak isteyenlerin sayısını ve kursları arttırmıştır.


Lazurinena – Erdal Bayrakoğlu’nun müzik dışındaki yaşantısı nasıldır? Neler yapar, uğraşları nelerdir?


Erdal Bayrakoğlu – Zamanımın büyük bir çoğunluğunu müzik kapsıyor, müzik dışında zaman kalırsa da yine müzik dinleyerek dinlenmek ve değişik konularda kitap okumaya ayırıyorum zamanımı.


Lazurinena – Yeni albümünüz hakkında okuyucularımızı bilgilendirir misiniz?


Erdal Bayrakoğlu – Yeni albümümün dinleyicilerim için biraz sürpriz olmasını istiyorum. Sadece şunu söyleyebilirim, Laz ezgilerinin ve evrensel müziğin organik bağını kurmaya çalıştığımız bu çalışmalarda benim farklı renklerimi de görecekleri bir albüm olması için çalışıyorum.


Lazurinena –
Umarım en kısa zamanda dinleme şansına sahip oluruz. Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ediyoruz, çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.


Erdal Bayrakoğlu – Lazurinena’ya kültüre ve sanata samimi katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.

 

Lazurinena

Röportaj: Ebru Koçak

 

 

E-posta Üyeliği









anket

Lazca 10 yıl sonra konuşuluyor olacak mı?
 

I lovve nuclear