MS.9 yılında, bugünkü Romanya’nın sahil kenti Köstence’ye sürgüne gönderilen ünlü Latin şairi Ovidius; burada yaşadığı dönemde, dostlarına yazdığı manzum mektupları “Karadeniz’den Mektuplar” isimli eserinde toplamıştır.
Bunlardan birinde; MS.14 yılında dostu Albinovanus’a yazdığı bir mektubunda da, Karadeniz’e dökülen ünlü nehirleri sayarken, bunların arasında çok bilinen Phasis nehrinin yanı sıra, yine Kolha ülkesinde olduğu bilinen Penius nehrini de sayar. Ayrıca, yine aynı mektubunda daha önceki antik yazarların da bahsettiği Doğu Karadenizli Heniohia korsanlarından söz eder. Ovidius’a göre; Heniohia korsan gemileri, gemicilere büyük zararlar vermektedirler ve Doğu Karadenizli korsanlar yalnız kendi bölgelerini değil, Batı Karadeniz’i de tehdit etmektedirler.87
Ovidius’un mektubundaki bu küçük ayrıntı, o sıralar, tüm Karadeniz’de dehşet saçan Heniohilerin, geniş bir coğrafyada etkin olduklarını ve aynı zamanda denizaşırı korsanlık yapabilecek düzeyde, köklü bir denizcilik kültürüne sahip olduklarını göstermektedir.88
Romalı tarihçi C.Tacitus’un kayıtlarında da, Heniohi kabilesinin bu dönemde bölgedeki belirgin üstünlüğü farkedilmektedir. Tacitus, eserinde, MS.20’li yıllara doğru meydana gelen gelişmeleri anlatırken, bu bölgede sadece “Heniohia” isimli bir memleketten söz etmektedir.89 “Heniohia”, sonraki yıllarda da bağımsızlıklarını sürdürecek olan güneyli Heniohilerin krallığıdır. Bugünkü Of ile Batum arasındaki sahil şeridinde egemen olan denizci Heniohilerin bu küçük ülkesi, Kolha krallığının bağımsızlığını kaybetmesinden sonra da, bölgede küçük bir krallık olarak varlığını devam ettirmiştir.
Pomponius Mela tarafından MS.44 yılına doğru yayınlanan “De Chorographia” isimli eserde, sırasıyla; Trabzon’un batısında Buzeri ve Behiri kabileleri, daha doğuda, Phasis nehrinin denize döküldüğü yerde de, Phrixos’un90 tapınağının ve Altın Postun saklandığı ormanların bulunduğu Kolhilerin ülkesinin olduğu belirtilir. Mela’ya göre, bölgede Trapezus dışında diğer Yunan koloni kentleri; Miletliler tarafından Phasis nehri ağzında kurulmuş olan ve nehir ile aynı adı taşıyan bir kale kent; onun kuzeyinde Yunan tüccarları tarafından kurulan Kyknus; ve daha kuzeyde de Dioskuria olarak sıralanır.91
87 Richmond, J. (1995) ; Dürüşken, Ç. (1999)
88 Bu ayrıntı, aynı zamanda Heniohi kabilesinin kökeni ile ilgili yorumlar açısından da önem taşımaktadır. Zira, yerli isimleri fonetik açıdan olabildiğince en yakın Yunanca sözcüklere yakıştırarak kaydeden antik Yunan yazarları, bu kabilenin orjinal şeklini bilmediğimiz ismini de “Heniokhi” olarak yazmışlardır ve bu sözcük eski Yunanca’da “Arabacılar” anlamına gelmektedir. Bu isimden yola çıkan bazı araştırmacılar, yerli isimler üzerinde Yunanca merkezli mitolojik ve etimolojik yorumlar yapma alışkanlıkları olan antik Yunan yazarlarının hatalarını, aynı şekilde devam ettirmişlerdir. Oysa, “Heniokhi” ismi altında ifade edilen denizci Kolha kabilelerinin, tarihsel yerleşim alanları, kuzeyde de, güneyde de, sarp kayalıklardan oluşan dar sahil şeritleridir ve o çağlarda söz konusu sahillerde, değil “atlı araba”, tek başına “at” kullanımı dahi mümkün değildir. Tarihsel yorumlar yaparken, ilgili çağların coğrafya ve tabiat koşullarının gözardı edilmesi, bu tür yorum hatalarını kaçınılmaz kılmaktadır.
89 Church, A. J. ve Brodribb, W. J. (1942)
90 Yunan mitolojisinde Phrixos, Athamas’ın oğlu olarak geçer ve altın postlu bir koçun üzerinde uçarak Kolha ülkesine gittiğine inanılır.
91 Koshelenko, G.A. ve Kuznetsov, V.D. (1996) ; Braund, D. (1994) ; Müller, K. (1855)




