
“Heyyamo tarlada çalışırken atılan naradır. Çoşkunun çığlığıdır.” Trabzon doğumlu Aydoğan Topal, ‘Heyyamo’ adlı albümüyle sevenlerine Karadeniz müziğiyle sesleniyor.
1982’de Trabzon’da doğan Aydoğan Topal ilköğretim ve lise eğitimini Artvin, Hopa’da tamamladı. Müziğe ilkokul 2. sınıfta flüt ile başladı ve ilerleyen yıllarda koltuk davulu, bağlama ve gitar çalmayı öğrendi. 1999’da lise eğitimini bitirdikten sonra sadece müzikle ilgilenmeye başladı. Doğu karadeniz’de 1999-2003 yılları arası cafe-bar dinletileri ve konserler verdi. Ardından müziğini daha ileriye taşımak için İstanbul’a geldi ve çeşitli mekânlarda bar dinletileri ve konserler verdi. Söz yazarı ve besteci kimliğiyle bilinen sanatçı 2008 yılında başladığı ‘Heyyamo’ adlı albümü nihayet müzik marketlerdeki yerini aldı. Müzisyen Topal ile Karadeniz müziği ve yeni çıkan albümünü konuştuk.
»Müziğe nasıl başladınız?
İlkokul 2. sınıfta flütle başladım. İlerleyen yıllarda ilk defa gördüğüm keyboarda merak saldım. İmkânım olmadığı için keyboard’ın tuşlarını kağıda çizip bir elimle flüt çalarken diğer elimle kağıda çizdiğim tuşlarla çalıştım. Sarp sınır kapısının açılmasıyla oyuncak keyboard alma şansım oldu ve bu enstrümanı geliştirdim. Lise döneminde bağlamaya merak saldım ve aynı teknikle bağlama çalmayı öğrendim. Hopa’da bağlama teli bulamadığım için daha gür ses çıkarmak için bir yöntem geliştirdim ve akoru keşfettim. Bağlamada akoru keşfetmiş olmam, gitarı öğrenmemde kolaylık sağladı ve 4 yıldır sahnelerde gitar çalıyorum.
»Sizi müziğe yönelten neydi?
Çevremde müzik ile ilgilenen kimse yoktu neden olduğunu da bilmiyorum ama müzik dinlemek ya da şarkıları mırıldanmak beni çok ve mutlu ediyordu.
»Sonrasında neler yaptınız?
Hopa’da bar dinletileri ve konserler verdik. Ama müziğimi daha da ileriye taşımak, hedeflerime ulaşmak için İstanbul’a şarttı.
»Müziğe dair hedefleriniz nelerdi, ne kadarını gerçekleştirebildiniz?
İlk hedefim albümdü.
»Albüm sürecinden söz eder misiniz?
2 yıl önce karar verdik. Ekonomik olarak destek bulamadığım için süreç bu zamana kadar uzadı. Sevgili Cafer İşleyen, Deniz Bayrak’ın ve bu projede yer alan müzisyen dostlarımın desteği ile bu sonuca ulaştık.
»Albüme adını veren ‘Heyyamo’nun anlamı nedir?
Heyyamo tarlada çalışırken atılan naradır. Çoşkunun çığlığıdır.
»Albümü dinledim. Alışılmışın dışında bir sound var. Bu farklılıktan dolayı olumsuz tepkiler almak tan korkmadınız mı?
Ben hissettiklerimi melodilerle yoğurup dinleyicilerin beğenisine sundum. Bununla ilgili bir kaygı yaşamıyorum.
»Günümüzde yapılan müziğe, sanata dair kaygılarınız var mı?
Yeni melodilere ve yapılanlara karşı insanlar mesafeli yaklaşıyor ve alışılagelmiş şeyler dinleniyor. Bu sadece müzik için geçerli değil, resim, şiir gibi sanatın farklı dallarında da aynı durum sözkonusu. Bu noktadan bakarsak müziği/sanatı ilerletmek, biraz daha zor. Bu anlamda bir kaygım var.
»Albümü ilk eline aldığınızda neler hissettiniz?
Sabırla işlenen ve yoğrulan emeğin sonucunda elde ettiğimiz bir şey. Çok heyecanlandım, mutlu oldum.
»Yeni bestelerin çoğunlukta olduğu bir albüm. Son zamanlarda anonim parçalar ya da döneminde çok ilgi görmüş şarkılar rağbet görüyorken niye kendi bestelerinize ağırlık verdiniz?
Yeni bestelerin olmamasından yıllardır yakınıyorum. Kültürümüzü ileriye taşımaktan, yaşatmaktan bahsediyoruz.
Hep aynı melodiler ve sözlerin tüketilmesi bizi ne kadar ileriye taşır sizce? Sadece müzikte değil her alanda üretmek hep ileriye taşır, geliştirir. Önceden söylenmiş şarkılara da yer verdim. Çünkü o şarkıları söylemekten keyif alıyorum. İkinci albümde daha fazla bestelerden oluşan şarkılara yer vereceğim.
»Kazım Koyuncu’dan sonra Karadeniz müziğine ilgi daha da arttı. Sizce bunun nedenleri nelerdir?
Karadeniz müziği geçmişte ticari amaçlı, duygudan yoksun haldeydi. Volkan Konak, Fuat Saka, Birol Topaloğlu ve özellikle Laz Hemşin müziğinde Kazım Koyuncu Karadeniz müziğine olan önyargıyı kırdı. Farklı şeylerin yapılabileceğini ve otantik Karadeniz müziğini geliştirerek dinletilebileceğini anlattı. Sadece Karadeniz’de değil Anadolu’nun her bölgesinde Karadeniz melodilerine ilgi arttı. Bununla birlikte Karadeniz müziği yapan grupların çoğalması, yeni renklerin, melodilerin dinleyicilere sunulması olumlu bir gelişme. Tüm toplumların, kültürlerin otantik hallerinden taviz vermeden geliştirilerek yaşatması gerekir.
»Son olarak niye Karadeniz müziğini seçtiniz?
Yaşadığım ve anladığım bir kültürü daha iyi ifade edebileceğimi düşündüğüm için. Uzun bir süreçte sonuçlandırdığımız bu projede yer alan dostlarıma, düşüncelerimi okurlarıyla paylaşan BirGün gazetesine desteklerinden dolayı teşekkür ederim.
* Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
13:37 28 Haziran 2009
DUYGU ALPER
BirGün Gazetesi





